Lütfen destek için Facebook sayfamızı beğenin. Teşekkürler :) Kapat
Take What You Can, Give Nothing Back | Skullcrusher | ORG
   
 
 

Take What You Can, Give Nothing Back



   
Yorum ekleyin
  Facebook'ta paylaşın
  Twitter'da paylaşın


Şimdi bu lafta nedir diyeceksiniz biliyorum. :) Bugün Karayip Korsanları serisinin 3. filmi olan "Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu"’na gittim. Bu laf oradan geliyor; Korsan Kuralı :) "Alabildiğini al, Geri Hiçbir şey Verme"…

Film güzeldi. Diğer 2 filme göre biraz daha az komik bulduğumu söylemeliyim. Birazda yavan buldum aslında. Beklediğim olaylar gerçekleşmedi, bazı olaylar hemencecik üzerinde durulmadan geçiştirilmiş. En basitinden Tia Dalma; biricik aşkı Davy Jones’un ihaneti sayesinde hapsedildiğini öğreniyor, ama nedense bir karşısına dikilip hesap sormuyor. Gerçi Tia Dalma karakteri sönük kalmış zaten de ben yinede bekledim hesap sormasını, ondan sonra öfkesini püskürmesini…

Ondan sonra başka bir beklentim olan gemi filolarının savaşı olmadı. Siyah İnci ve Uçan Hollandalı birbirine girdi, arada fırtına koptu falan filan. Sonrada Jones’un kalbini alan kişi’nin (ismini hatırlayamadım şimdi, şu karşı tarafın kötü adamı) gemisini patlattılar olay bitti. Onca filonun hakkını veremediler yani… O kadar korsan toplanmış, o kadar diğer tarafın filosu var bir girişin dimi :)

Sinemadan çıktıktan sonra kulağıma eski bir şarkı çalındı, ama bir türlü kimin söylediğini çıkartamadım. Hani insanın dilinin ucunda olurda hatırlayamazda bende eve, aklımda;


yine bana gel
yana yana yine beni sev
hadi beni yine sev
beni deli deli sev
beni yine yeni yeni
yine yeni yeniden sev

die die gittim. Sonra bakınca netten hatırladım da kendimden utandım :) Nilüferin "Yeniden Sev" şarkısıymış.

Ardından internetin nimetlerinden yararlanıp yeni çıkan "Onno Tunç Şarkıları" ve "Bir Başkadır Ayten Alpman" albümlerini indirdim. Ne varsa eski şarkılarda var. Bunu der bunu söylerim, yenilerden pek haz almıyorum ne yazık ki. Eski şarkıların kalitesinin, içi dolu bestelerinin yanından bile geçemiyorlar.  Neyse uzun lafın kısası, bu iki albümü edinip başucu albümü yapabilirsiniz… :)

Oooww saat 05.30 olmuş :) Bende diyorum neden göz kapaklarım böyle düşmeye başladı :) Ben yavaştan kaçar, bir sonraki yazıda görüşürüz ;)

PS: Bu arada takip edenler bilir, ben pek günlük yazan biri değilim. Günlük kurduk, günlükten başka her şeye benziyor :) Artık daha sık yazmaya çalışacağım… Üşenmezsem :)

Sabah annemle beraber, babamın ve halamın mezarlarına gidip çiçek diktiğimizi, poğaça arasına kahvaltı sosu sürüp güzelce kahvaltı yaptığımı, sinemadan öncede Taksim Duran’da bol acılı tavuklu bir tortilla yediğimi, Levis’ tan bir pantolon beğendiğimi, onun 350 milyon çıkması karşısında oha dediğimi, aradığım Zippo’yu bulduğumu ve 68$’cık olduğunu, yeni bir kemer aldığımı vs. anlatma gereği duymadım.. :roll: Umarım bu uzun cümleyi hatasız okuyabilirsiniz. :)

Kalın sağlıcakla…

Güncellemelerden anında haberdar olmak isterseniz yazıları
Rss , Twitter ya da Facebook ile takip edebilirsiniz. :)
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok